
“Fayda” elde edilen iyi sonuç olarak tanımlanabilir
ya da iki durum arasındaki olumlu fark “zarar” ise, tam
tersine, iyi olmayan sonuç, olumsuz farktır. Öyle ise
ölçülemeyen hiç bir durum fayda ya da zarar olamaz. Toplumsal
fayda, sağlanan bireysel faydaların toplamı değildir. Toplumun iki durumu arasında (zaman içinde) oluşan olumlu
farktır.
Peki bireyler bir etken karşısında toplumsal fayda olmamasına
rağmen (ölçülen bir fark yok iken) toplumsal fayda sağlandığını
düşünebilirler mi?
Evet düşünebilirler.
Peki bireyler bir etken karşısında toplumsal fayda olmasına
rağmen (ölçülen olumlu bir fark var iken) toplumsal fayda
sağlanmadığını düşünebilirler mi?
Evet düşünebilirler.
Peki bireyler bir etken karşısında toplumsal faydadan
ziyade zarar olmasına rağmen (ölçülen olumsuz bir fark
var iken) toplumsal fayda sağlanmadığını düşünebilirler
mi?
Evet düşünebilirler.
Çünkü var olan ile algılananın farklı dinamikleri vardır.
Toplumsal fayda sağlıyor olmak yeterli değildir; algıyı
yönetmek de gerekir.
Toplumsal fayda algısı ölçülebilir mi? Evet, üstelik
algıyı yönetirken elimizdeki anahtar bu araştırmalardır.
Toplumsal faydaya ilişkin algıda toplum güçlü bir bellek
taşır, bu yüzden de toplumsal faydaya ilişkin iletişim
faaliyetlerinde çok dikkatli olmak gerekir. Kurumsal
Sosyal Sorumluluk projelerinin giderek daha büyük ölçekte
gündeme geldiği ve kurumların itibarını şekillendirdiği
günümüz Türkiye’sinde, uzman kurumların raporlarına kulak
vermek bir gerekliliktir. Bilimin her alanında ölçümlemeler,
“bütün koşullar sabitken” varsayımı altında yapılır ve
bu varsayım altında elde edilen veriler yorumlanacaktır.
İşte bu noktada ancak konunun bütün dinamiklerine hakim
analitik bir rapor yol gösterici olabilir.
Vedea’nın toplumsal faydanın ölçülmesi konusundaki iddiası
da, analitik raporlama sisteminin gücünden kaynaklanır.
|